Bu Blogda Ara

Yükleniyor...
Şiir Tahlilleri- Olvido/ Ahmet Muhip Dranas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir Tahlilleri- Olvido/ Ahmet Muhip Dranas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2012 Salı

Şiir Tahlilleri- Olvido/ Ahmet Muhip Dranas



OLVİDO

Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...
Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.
Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
Halay çeken kızlar misali kolkola.
Ya sizler! Ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyar ağaçlı, kuytu bahçelerden
Ayışığı gibi sürüklenip giden;
Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Salınan etekler fısıltıyla, nazla.
Ebedi âşığın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
Aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.
Ya sen! Ey sen! Esen dallar arasından
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep, sn, esen dallar arasından.
Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kederden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! Kurtar bu gamlardan beni.

Olvido şiiri günün ağır bir bulut gibi gecenin üzerine devrildiği akşamüstü vaktinin öznede uyandırdığı ve tamamı hatıraların malı olan ‘unutulmuş’ şeyler üzerine kurgulanmıştır. Manzumeyi sürükleyen duygu ‘hatırlama’dır. Unutuşun penceresinden hatıralar ormanına bakan bir öznenin kendi özel tarihinden hatırlayabildiklerini sıralı bir dizge izlemeden dile getirmesidir. Durgun suya atılan taşın yaydığı dalgalar gibi özne hatıraların labirentinde kendi iç yolculuğuna çıkarak oradan devşirdiği hayatına dair resimleri tekrar yaşama çabası içine girmiştir.
Olvido (Unutuş) öznenin iç dünyasını, uyuyan hatıralarını uyaracak bir zamana ihtiyaç duymuştur. Birçok şairin değişik biçimlerde algılayıp yorumladığı akşamüstü şair için hatıraların uyanma vaktidir. Akşamüstü özneye göre hoyrat yani ‘yıpratıcı’dır. Günün saltanatıyla birlikte gitmesiyle onun açtığı boşluğu yalnızlığı doldurmaktadır. Artık hatıraların bohçasından yavaş yavaş yaşanmışlıklar çıkmaya başlayıp hafıza denilen o gizli ve saklı kutuyu harekete geçirmeye başlayacaktır.
Paylaş