Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

14 Nisan 2014 Pazartesi

EYÜP OTAKÇILAR AİHL 2013-2014 YILI 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI 2. DÖNEM 1. YAZILI

1.Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlüdutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda
vermez.)

2.Hâk-i pâyineyetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taşdan taşa urup gezer âvâre su

(Su ayağının toprağına ulaşayım diye başını taştan taşa vurarak ömürler boyu başıboş gezer)

A-     Yukarıda Su kasidesinden alınmış iki beyit verilmiştir. Birinci beyitte bulunan Mübalağa (abartma) sanatını 2. Beyitte bulunan tecaühülarif(bilmezlikten gelme) ve kişileştirme sanatını açıklayınız.(15P)

Kılmağiçüntâzegülzâr-ı nübüvvet revnakın
Mucizinden eylemiş izhârseng-i hâra su
(Katı taş, peygamberliğin gül bahçesinin parlaklığını tazelemek için onun mucizesinden dolayı su çıkarmış.)
Paylaş

EYÜP OTAKÇILAR AİHL 2013-2014 YILI 10. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI 2. DÖNEM 1. YAZILI

1.Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlüdutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda
vermez.)

2.Ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş-reftâre su

(Su, her zaman senin cennet misâli mahallenin bahçesine(Ravza) doğru akar. Galiba o da, o serviye benzeyen nazlı gidişli güzele âşık olmuş.)

A-     Yukarıda Su kasidesinden alınmış iki beyit verilmiştir. Birinci beyitte bulunan mecaz sanatını 2. Beyitte bulunan Hüsnütalil (güzel nedene bağlama) ve kişileştirme sanatını açıklayınız.(15P)

Od kelimesi aşk ateşi yerine kullanılarak mecaz yapılmıştır.
İkinci beyitte suyun âşık kişileştirme olarak kullanılmıştır. Sular normalde servilerin dibinden akar. Ama burada su sanki serviye âşık olduğu için dibinden akıyor farklı bir nedene bağlamıştır.Hüsnütalil
Paylaş

2 Nisan 2014 Çarşamba

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI 2. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI VE CEVAP ANAHTARI

1.“Gerçeği olduğu gibi yansıtmak benim işim değildir.
Dış dünyayı duygu ve hayal gücüyle zenginleştirerek
vermek, tabiatın güzelliklerini dile getirmek sanatın
görevi olmalıdır.” görüşünü ileri süren bir sanatçı,
aşağıdaki edebiyat akımlarından hangisinin savunucusu   durumundadır?
A) Klasisizm       B) Romantizm     C) Realizm
D) Natüralizm    E) Sürrealizm

2.Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet dönemi öğretici metinlerinin bir özelliği değildir?
A) Bilgi verme, düşündürme, açıklama amaçlanmış; metnin yapısı dil ve anlatımı, kullanılan motifler bu amaçlara göre belirlenmiştir.
B) Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış olan ülkenin Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda büyük bir kalkınmaya girişmesi sonucunda millete ve milletin kültürüne yönelinmiş, Anadolu ve Anadolu insanı konu edilmiştir.
C) Öğretici metinlerde günlük konuşma dilindeki Türkçe sözcükler değil, süslü bir dil kullanılır.
D) Yazarlar, öğretici metinlerde terim ve kavramları, gündelik hayata ait sözcük ve sözcük gruplarını kullanarak edebi bakımdan güçlü bir anlatıma ulaşmayı amaçlarlar.
E) Yazı dilinin konuşma diline yaklaştırılması, açık ve sade bir dilin kullanılması daha fazla okura ulaşılmasını sağlamıştır.
Paylaş

12. SINIF TÜRK EDEBİYATI 2. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI ve CEVAP ANAHTARI

1.Aşağıdakilerden hangisi II. Yenicilerin özelliklerinden biri değildir?
A) Somuta karşı soyuta yer vermişlerdir.
B) Konuşma diline sırt çevirmişlerdir.
C) Anlaşılırlık yerine anlamca kapalılığı getirmişlerdir.
D) Nükte, tekerleme ve şaşırtmalara yer vermişlerdir.
E) İmgeye kapıları sonuna kadar açmışlardır.

2. Siyasal fıkra ve makalelerinin yanı sıra özellikle gezi yazıları ve anılarıyla tanınır. Dış ülkelerde gördüklerini anlatırken Türkiye ile karşılaştırmalar yaparak önemli noktalara değinir. “Ateş ve Güneş, Zeytindağı, Çankaya”da Birinci Dünya Harbi yıllarından başlayarak günümüze kadar geçen olayları ve devrimleri aktarır.
Parçada sözü edilen sanatçımız aşağıdakilerden hangisidir?
A)   H. Ziya Uşaklıgil  B)   R. Halit Karay     C)   F. Rıfkı Atay
D)   A. Kutsi Tecer    E)   Orhan Kemal

3. İlk şiirlerini Milli Mecmua ve Dergâh’ta yayımladı. Dönemin edebi hareketi olan Beş Hececiler’e katılmayarak ayrı bir çizgide yol aldı. Şiire, sade, saf sesini vermek, onun tüm süslerden soymak istedi. Folklor, halk edebiyatı, efsanelerle ilgili incelemelerde bulundu. Âşık Veysel’i keşfetti ve edebiyat dünyasına kazandırdı. “Koçyiğit Köroğlu, Köşe Başı, Satılık Ev” adlı tiyatroları zevkle izlendi.
Paragrafta tanıtılan Cumhuriyet dönemi sanatçısı aşağıdakilerden hangisidir?
A)   Abdülhak Şinasi Hisar         B)   Yahya Kemal
C)   Memduh Şevket Esendal   D)   Yaşar Kemal
E)   Ahmet Kutsi Tecer
Paylaş

23 Mart 2014 Pazar

11. Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları- Millî Edebiyat Döneminin Oluşumu- Yıldırım Yayınları- sayfa148- 157

1.“Edebiyatta millîlik”: kendi milli değerleri üzerine bir edebiyat oluşturma anlamına gelmektedir. Toplumun değer yargılarını ön plana çıkarmak,  geçmişten günümüze oluşturulmuş olan değerlerin yaşatılması, nesilden nesile aktarılması edebiyatta millilik kavramının içine girer.
2. XIX_ XX yüzyılın başlarında yaşanılan sosyal ve siyasi sorunlar edebiyatımızı da etkilemiştir. Bu dönemde Osmanlı toplunu ciddi siyasi ve sosyal sorunlarla karşı karşıyadır. Bir taraftan savaşlar diğer taraftan kültür yozlaşması, toplumsal çöküntü, fikir çatışmaları toplumu derinden etkilemektedir. Osmanlının içine düştüğü bu durumdan kurtulmasının çareleri aydınlar arasında tartışılmaktadır. İşte bu dönemde bu yüzden daha çok milli değerler üzerine yazılar yazılmıştır.
3. Tanzimat’la birlikte sosyal ve edebi hayatınıza giren iletişim unsurları batılı sanat anlayışının edebiyatımıza yerleşmesinde önemli rol oynamıştır. Tanzimat’la birlikte edebiyatımıza giren gazete ve dergi edebiyatımızın gelişmesinde çok etkili olmuştur. Günümüzde ise iletişim unsurlarının daha da gelişmesi ve ilerlemesi edebiyatı da etkilemektedir. Yeni çıkan bir eser bir anda bütün dünyada yankı bulmakta binlerce insan tarafından okunmakta takip edilmektedir.

Etkinlik 1
Paylaş

2014 YGS SINAV SORULARI VE CEVAPLARI

2014 YGS SINAV SORULARI VE CEVAPLARI
Paylaş

20 Mart 2014 Perşembe

11. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı- Milli Edebiyat Dönemi Sanatçıları

ÖMER SEYFETTİN (1884 – 1920)
    Maupassant tarzı olay hikâyeciliğinin bizdeki en büyük ismidir.
    Hikâyeciliği meslek olarak gören ilk sanatçıdır.
    Genç Kalemler dergisinde yayımlanan “Yeni Usan” maka­lesiyle dilin sadeleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Uzun cümlelerden, söz oyunlarından, yabancı sözcük ve tamlamalardan kaçınmış, konuşma ve yazı dili arasında bir uyum kurmaya çalışmıştır.
    “Toplum için sanat” anlayışıyla milli değerlere yönelmenin önderliğini yapmıştır.
    Realist bir yazardır.
    Hikâyelerinde milli’ bilinci uyandırma ve güçlendirme amacı taşımıştır.
    Mizahtan da yararlanarak toplumdaki aksayan yönleri eleştirmiştir; bu bakımdan hikâyeleri toplumsal hiciv ka­rakteri taşır.
    Hikâyeleri teknik açıdan zayıftır, tasvirlere, psikolojik tah­lillere önem vermez, daha çok olayı ön plana çıkarır.
    Türk tarihi, toplum sorunları, çocukluk anıları ve balkan­lardaki Türkler, başlıca konulardır.
    Kısa cümlelere dayanan okurun dikkat ve heyecanını canlı tutan bir anlatımı vardır.
    Hikâyelerinde menkıbe, efsane, destan, halk fıkraları ve tarihten yararlanmıştır.
    Kitaplaştırmadığı az sayıda şiiri de vardır.
Paylaş

11. Sınıf Türk Edebiyatı Konu Anlatımı - Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri

Millî Edebiyat Dönemi (1911-1923)
1911 yılında Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlayan yeni bir dil hareketidir (Bu dil hareketi için 1908-1923 yılları arası dönemi referans alan bir tarihlendirme de söz konusudur, bu tarihlendirme dönemin iki siyasî olay -II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet ilanı- arasında oluştuğunu varsayar). Sade Türkçenin bir dava olarak ele alınması ilk kez bu dergide ortaya konulmuş ve “Millî Edebiyat” terimi ilk defa bu dergide kullanılmıştır. Bu dönem sanatçılarının şiir anlayışıyla, Fecr-i Ati topluluğunun şiir anlayışı birbirinden pek farklı değildir. "Şiir vicdani bir keyfiyettir" düşüncesinde olan şairleri bireysel konuları işlerler. Daha sonra 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşen şairlerin, içerik konusunda her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu dönem sanatçıları Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının; sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlarlar.
Şiirde daha çok bireysel konulara yönelen bu dönem sanatçıları, roman ve öyküde sosyal meselelere eğilmişler; Milliyetçilik düşüncesi, Kurtuluş Savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbul dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir. Ayrıca “aşk” bu dönem roman ve hikâyesinin en önemli teması olarak dikkat çeker.

Milli Edebiyat Döneminin Genel Özellikleri
Paylaş